Midilli'de Osmanlı eserleri

 

Aslında Lesvos adasının başkenti olan Midilli'nin bugün Türkçe'de adanın ismi olarak kullanılmasında sebep olarak Osmanlı döneminde adanın Midilli ismiyle anılması gösterilebilir. Osmanlı'nın bahçesi olan altın ada, 1462 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından Osmanlı yönetimine geçmiş ve 1912 Balkan Savaşları'na kadar Osmanlı yönetiminde kalmıştır. Bu 450 yıllık yönetim süresince Midilli'de sayısız Osmanlı eseri inşa edilmiştir.

Bugün adanın çeşitli bölgelerinde birçok Osmanlı çeşmesini görebilmek mümkündür. Günümüze ulaşmış cami, hamam ve medreseler ise sayılıdır. Çarşının merkezinde, Ermou Caddesi'nde görülebilecek olan ve adadaki en büyük cami olan Yeni Cami ve Çarşı Hamamı Midilli'de kolay ulaşılabilecek örneklerdendir. Bu iki yapı da Osmanlı İmparatorluğu'nun son soy atası olan II. Mahmud döneminde inşa edilmiştir. Yeni Cami, Midilli'nin en zengin Müslüman ailesi olan Kulaksızzadelerden Mustafa Ağa tarafından yaptırılmıştır. Cami 1825 yılında, caminin hemen karşısındaki hamam ise 1820-1825 yılları arasında inşa edilmiştir. Caminin avlusunda Hacı Muhammed Ağa tarafından yaptırılmış bir medrese de hâlâ ayaktadır ve görülebilir. Caddenin bitiminde görülebilecek olan Halim Paşa Konağı ise günümüzde sergi salonu olarak kullanılmaktadır.

Sigri'nin merkezinde bugün Azize Triada Kilisesi olarak hizmet vermekte olan Sigri Camii, hemen karşısında bulunan Sigri Hamamı, Molivos'ta çarşı içinde bulunan ve bugün vatandaş hizmet binası olarak çalışan Molva Camii, Skalohori'deki Hasan Reis Camii, Epano Skala'daki Vezir Hasan Bey Camii, Kornarou'daki Valide Camii, Messagros Köyü'ndeki Messagra Camii de Midilli'deki diğer cami ve hamam örneklerinden bazılarıdır.

Bugün Ege ve Adalar Bakanlığı olarak hizmet veren bina da Osmanlı döneminde yeni Hükümet Konağı olarak kullanılan bir Osmanlı yapısıdır. Adanın ilk Hükümet Konağı, Kulaksızzade Mustafa Ağa'nın torunu Ümmügülsüm Hanım tarafından bağışlanan bir konak olmuştur. Çeşitli vesilelerle restore edilen ve eklemeler yapılan eski binanın yerine, 1891-1892 yıllarında Sultan II. Abdülhamid döneminde yeni bir Hükümet Konağı inşa ettirilmiştir. Yeni Hükümet Konağı binasının hemen karşısında ise 1900 yılında açılan Midilli İdadisi'nin yeni binası yer almaktadır. Adadaki iki idadiden biri olan ve karma eğitim uygulanan bu idadiye Rum öğrenciler de devam edebilmiştir. Günümüzde bu bina da Adliye Sarayı olarak hizmet vermektedir.

Osmanlı dönemi Midilli tarihinde Namık Kemal'in de büyük etkisi olduğu söylenmelidir. Namık Kemal'in ada yaşantısı bir sürgünle başlamıştır. 1876'da tahta çıkan II. Abdülhamid, ilk Osmanlı Anayasası'nı oluşturmak için kurduğu komisyona Namık Kemal'i da almıştır. Ancak şairin yazıp mecliste de kürsüden okuduğu "Bir şey, ikilendi mi, muhakkak üçlenir de" manasına gelen beyiti, padişaha yönelik bir tehdit olarak görülmüş ve Namık Kemal asayişi bozmak gerekçesiyle suçlu bulunup 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmıştır. Sonra beraat eden şairin Girit'e sürgün edilmesine karar verilmiş, ancak sonra sürgün yeri şairin kendi isteğiyle Midilli olarak değiştirilmiştir.

Namık Kemal adaya gelişinden 2,5 yıl sonra Midilli mutasarrıfı olarak görevlendirilmiştir. 1879'dan itibaren Midilli’de 5 yıl süren görevi sırasında kaçakçılıkları önlemiş, hazine gelirini arttırmıştır. Müslümanlar için yirmi tane iptidai mektep açmış ve hayat seviyelerinin yükselmesi için gerekli çalışmaları yapmıştır. Adalarda yaşayan Müslüman ahalinin sorunlarını dile getiren bir rapor hazırlayıp Bâb-ı Âli'ye sunmuş ve 1882’de Nişan-i Osmanlı madalyası ile ödüllendirilmiştir. Namık Kemal ünlü "Vaveyla", "Murabba", "Vatan Mersiyesi" gibi şiirlerini burada yazmıştır. Ayrıca Magosa’da yazmaya başladığı "Celaleddin Herzemşah" adlı eserini de Midilli'de tamamlamıştır. Sultan II. Abdülhamid, bu eserinden ötürü onu bâlâ rütbesi ile ödüllendirmiştir. Namık Kemal Midilli'deki günleri boyunca, Kulaksızzadelerin kendisine tahsis ettiği evde yaşamıştır. Bu ev şu anda özel mülk olduğu için ziyaret edilememektedir.

Bugün Thermi kasabasında bulunan Sarlıca Palas ise önemli Osmanlı yapılarından bir diğeridir. Bina, Namık Kemal'in yakın dostu olan ve Osmanlı İmparatorluğu'na hizmetinde, Dahiliye Nazırlığı, V. Mehmet Reşat'ın sadrazamlığı, İmparatorluğun son Viyana Büyükelçiliği gibi görevlerde bulunmuş Hüseyin Hilmi Paşa'nın da destekleriyle, Midillili Hasan Efendi ve Sarı Ilıcalı Molla Mustafa tarafından yaptırılmıştır. Otelin bahçesinde, aynı zamanda Hüseyin Hilmi Paşa'nın babası da olan Molla Mustafa için bir misafirhane de yapılmıştır. Otel günümüzde kapalıdır ve restorasyonuna temelinde Bakır Çağı'ndan kalma bir şehir kalıntısı bulunması sebebiyle izin verilmemektedir.